Fotoğraf Makinesi Nasıl Çalışır?

İyi bir fotoğrafçı fotoğraf makinesi nasıl çalışır konusunu çok iyi bilmelidir. Bu yazımızda sizlere bu konuyu detaylı bir şekilde anlatacağız. Fotoğraf makinelerinin günümüzde bin bir çeşidi var desek yalan olmaz. İşte bu makinelerin elektronik parçalarını çıkardığımızda geriye kalan ışık geçirmez karanlık bir kutudur. Fotoğraf bu karanlık kutunun içinde oluşur. Gelin konuya dikkatlice göz gezdirelim.
Fotoğrafın oluşabilmesi için bir karanlık kutu, ışığın içeri girdiği ve bu açıklığın bir düzenekle ayarlanabildiği objektif ve diyafram, ışığın içeri girme süresini ayarlayan obtüratör yani perde, dış görüntünün kaydını yapan karanlık kutunun içinde ışığa duyarlı bir film ve bütün bu süreci oluşurken görmemize olanak tanıyan vizör vardır. Bütün bunların bir araya gelip görevini yerine getirmesiyle fotoğraf oluşmaktadır.
Fotoğraf Makinesinin Ana Bileşeni Karanlık Kutu
Fotoğraf makinesinin temelini karanlık kutu oluşturur. Bu evi yapacağımız arsa gibidir diyebiliriz. Tüm fotoğraf makinesi bileşenleri bu karanlık kutuya takılır. ismi gibi içine ışık geçirmediğinden karanlık kutu diyoruz extra bir özelliği yok. Ahşap ta olur, karton olur, plastik olur hiç fark etmez önemli olan içine ışık almamasıdır. Misal biz bir meyve suyu kutusuyla fotoğraf çekmiştik. Karanlık kutumuz meyve suyu kutusuydu çünkü içine ışık almıyordu.
En gelişmiş fotoğraf makinesinden en basit fotoğraf makinesine kadar bütün fotoğraf makinelerinin karanlık kutuya bağlı 4 temel parçası vardır. Bunlar; objektif, diyafram, obtüratör, vizör. Konumuza geçmeden önce bu elemanları biraz tanıyalım ki fotoğraf makinesi nasıl çalışır sorusunu daha iyi anlayabilelim.
1- Objektif
Kısaca ışığın kutunun içine girdiği kısım yani deliktir. Çok eski fotoğraf makinelerinde objektif yerine bir delik kullanılıyordu. Daha sonra cam ve merceklerden oluşan ışığı toplayıp karanlık odanın içine aktaran objektifler kullanılmaya ve geliştirilmeye başlandı.
Gerek delik olsun gerek objektif olsun ana amaç nesneden gelen ışığın karanlık odanın içine toplanıp aktarılmasını filme yansıtılmasını sağlamaktır. Objeden gelen ışığı toplar. Bu ışığı da karanlık içinde bulunan filme aktarır. Günümüzde oldukça gelişmiş modelleri bulunmaktadır.

2- Diyafram
Objektiften geçen ışığı artırıp azaltmak için kurulmuş disk biçiminde kanatlardan oluşan parçadır. Gözbebeğine benzetebiliriz. Ne kadar açılırsa o kadar fazla ışık ne kadar az açılırsa o kadar az ışık geçirir.
( F) sayısıyla ifade edilir. F8, f11 gibi. F sayısı küçüldükçe diyafram açıklığı artar. Yani f8 de diyafram daha açık ve daha çok ışık geçerken f11 de diyafram daha kapalı ve ışık daha az geçer.
3- Obtüratör (Örtücü, Perde)
Dışarıdaki objeden gelen ışık önce objektifte toplanır ve odaklandıktan sonra diyaframdan örtücüye ulaşır.
Objektiften, diyaframdan geçen ışık sensöre veya filme düşmeden önce örtücü yani perde dediğimiz kısma gelir. Burada perde açılıp kapanarak ışığı filme yansıtır. Hızlı açılıp kapanırsa az ışık, yavaş açılıp kapanırsa filme daha fazla ışık düşer.
Örtücünün açılıp kapanma hızına enstantane adı verilir ve saniyenin küsürleri ile ifade edilir. 1/250 sn. 1/500sn. Gibi.
4- Vizör
Vizör makinemizi objeye yöneltmemizi sağlayan bir bakaçtır.
Burada şunu da açıklamakta yarar görüyorum. Günümüzde sadece vizör yerine hem vizör hem de makinelere yerleştirilen ekranlardan makine objeye yöneltilebilmektedir. Kompakt makinelerde vizör yerine bu LCD ekranlar tercih edilir.
Bununla birlikte artık günümüzde film kullanımı yok denecek kadar azdır. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte elektronik sensör sistemi filmlerin yerini almıştır. Filme düşen ışık belirli kimyasal işlemlerden sonra görmemiz mümkünken, elektronik sensörlerin hayatımıza girmesiyle görüntüler direk sayısal ortama aktarılarak gerek makinelerin üzerinde bulunan ekranlardan gerekse çeşitli bilgisayar tablet cep telefonlarından bu görüntüleri görebilmemiz mümkündür.
Peki fotoğraf makinesi nasıl çalışır?
Fotoğraf makinesinin ana elamanlarını yukarda öğrenmiş olduk. Şimdi gel gelelim fotoğrafın nasıl oluştuğuna ve fotoğraf makinesinin nasıl çalıştığına.
Güneşten gelen ışık nesneye yani kuşa çarptıktan sonra objektife gelir, objektifte toplanan ışık, diyafram yardımıyla miktarı ayarlandıktan sonra fotoğraf makinesi gövdesine gönderilir. Aynaya çarpan ışık demetleri pentaprizmaya ulaşır. Bildiğiniz gibi görüntü lensten geçerken ters döner. Ters dönen görüntüyü bizim düz görebilmemiz için penta prizma görüntüyü düzleştirir. bizde bu şekilde kuşu vizörden bakarak düz bir şekilde görmüş oluruz.
Deklanşöre basmamızla birlikte, ayna yukarı kalkar örtücü açılıp kapanarak ışığın süresini ayarlar ve ışık yani görüntü sensör yada film üzerine düşer. Örtücünün açılıp kapanmasıyla görüntü sensör üzerinde oluşmuş olur. Bu sürece pozlama adı verilir.
Görüntü sensör yada film üzerinde ters oluşur ancak işlenirken bu görüntü düz bir hale getirilir. Bu şekilde fotoğraf elde etmiş oluruz. Fotoğraf makinesinin çalışma prensibi bu şekildedir. Tüm bu süreç bizim fotoğraf elde etmemize olanak tanır. İster cep telefonları olsun, ister eski ister yeni fotoğraf makineleri olsun tüm süreç bu şekilde işlemektedir. Cep telefonuyla da fotoğraf çektiğinizde bu temel prensip işlemektedir.
Fotoğrafçılığa yeni başlayan arkadaşların en çok zorlandıkları konuların başında bu konu gelir. İyi bir fotoğrafçı olabilmek için bu süreçlerin iyi anlaşılması ve özümsenmesi oldukça önemlidir.
Başka bir yazımızda görüşmek ümidiyle. Hoşça kalın.



















